tarafından

In To The Wild

20 Şubat 2014 En İyi Filmler Listesi, Film Yorumları içinde

in to the wildKüçüklüğümüzde kar yağdığında ve beyaz bir örtü gibi her yeri kapladığında hepimizin içinde o saflık ve beyazlığın hiç kaybolmaması için güçlü bir istek oluşurdu. İsterdik ki kar en az 1 metre yağsın arabalar hareket edemesin ve biz o bembeyaz sonsuz düzlükte günlerce koşup oynayalım. Okul yok demekti kar. Doğadaki diğer canlılar gibi hayatın tadını çıkarmak demekti. Ama yoldan geçen arabaların bu beyaz örtüyü yırtıp o kapkara, insanın ruhunu daraltan asfaltı görünür kılmasıyla uyanırdık bu rüyadan. Dönüp bakıyorum da yaz tatillerini saymazsak 7 yaşından itibaren hayatımın 25 senesi dört duvar arasında geçmiş. Artık işten çıkarken bile güneş batmış oluyor.

Hep ertelemişim hayatı. Üniversite sınavından sonra, finallerden sonra, iş bulayım biraz param olsun ondan sonra. Biliyorum ki bu hengame ben bakış açımı değiştirmediğim müddetçe toplumun bana biçtiği rolleri oynadığım müddetçe böyle devam edecek. Askerlik, evlilik, bebek, iş yerindeki projeler, emeklilik bekleyerek geçen bir ömür. Ve gerçekleştiremediğim heveslerimle gözlerim açık, kıçta pamuk gömecekler.

Bunu farkediyor ve şöyle diyor Emile Hirsch In To The Wild isimli filmde “Artık çevremdeki herşey bana anlamsız gelmeye başlamıştı…”. Sonra vuruyor kendini dağlara taşlara. Çünkü Chris McCandless gibi herşeyi arkasında bırakıp kendini doğaya vermek ile, dört duvar içinde bize biçilen rollerle can sıkıcı bir hayatı tamamlamak arasında bırakmış bizi vahşi kapitalist isteklerimiz.

Hep yetişmek zorunda olduğumuz dead line lar, tasalarımız, işini kaybetme kaygısı, geç kalma kaygısı, insan insanın kurdudur (Homo Homini Lupus) felsefesi ile kurulmuş ortamlar, yapmacık yüzler,  artık yiyip içtiklerimiz bile gerçek değil. Size basit bir örnek : Karaciğerimiz doğru çalışmak için doğadaki bir çok tohumda bulunan bir sürü maddeye ihtiyaç duyar. insanın bütün bu besinleri alabilmesi için dağ taş dolaşıp yayılması otlanması gerekir. Ama telaşlanmayın bunu bizim yerimize yapacak varlıklar vardır. Koyunlar keçiler vesair. Onlar bizim adımıza otlarlar sonra biz de olanları onları kesip yiyerek karaciğer için gerekli bu besinleri elde ederiz. Ama artık öyle bir duruma geldik ki yediğimiz etlerin elde edildiği hayvanlar bile ahırdan hiç çıkmıyor. Yani et yemekdeki amaç gerçekleşmiyor. ha ahırda beslenmiş hayvanın etini yemişiniz ha kuru fasulye yemişiniz hiç farkı yok. hatta fasulye daha ucuz ve daha faydalı. tavuğa yumurtaya hiç dokunmuyorum bile. Orda durum daha vahim.

Tümel insandan bahsediyor Karl Marx Das Capital’de. Gününün 6 saatini çalışarak geçiren, sonra ikindi kuşağında sosyal çevresi ile ya da ailesi ile masaları geniş kaldırımlara yayılmış cafelere akın eden, birbirini dinleyen, paylaşan, kendini geliştirmeye,kitaba vakit ayıran insan. İslam da kamil insandan bahsediyor ve ikindi namazından sonra çalışmayı pek salık vermiyor. Size çok sıcak gelmeyebilir ama inanın fayda maliyet analizi yapılsa tümel ya da kamil insanlardan oluşan toplumun daha bereketli, üretken ve verimli olduğu sonucunu her sosyal iktisatçı ortaya koyabilir.

Bu insan gününü doğru planlar. Gerçekleştirmek istdikleri için hafta sonunu, yıllık iznini ya da emekliliğini beklemez. Planlanmış, doğru kullanılan zamanla doğayla da içli dışlı olunabilinir, heyecanlara da vakit ayrılabilinir. Ve insanlar gelecek kaygısı ile, değerlendiremeyecekleri şeyleri biriktirmek zorunda kalmazlar.

O zaman kimse kendini dağlara taşlara vurmak zorunda kalmaz ya da aklı doğada kendi dört duvar arasında psikolojik bunalımda insanlar olarak yaşayıp ölmeyiz. Ardı arkası gelmeyen savaşlar, cinayetler, sebebi anlaşılamayan şiddet logaritmik olarak katlanarak devam etmez. Kapitalizm  Komunizm savaşının üstünü örttüğü bu gerçeği tekrar hatırlatmak istedim bu film vasıtasıyla.

Filmi Online Olarak http://cehe.net/into-the-wild-izle/ adresinden izleyebilirsiniz.

Bu çeşit insana dair filmleri bizlere ulaştıran CEHE.NET ailesine teşekkürler.

İyi Seyirler.

Not : Hoşunuza giden filmlerin orjinallerini satın almanızı öneririm telif hakları açısından. Bu sayede bizim için yeni filmler de üretebilirler. Tabiki bütçemizi zorlayıp her filmi alamayabiliriz ama yine de iyi niyetli davranmak bereketlidir.

In To The Wild için 1 yanıt

  1. aras008 31 Aralık 2014 tarihinde dedi

    bu film adamın rotası hayat felsefesini şöyle bir sarsıyor…dumur oluyorsun.. beni etkiledi

Yanıt bırak

Yorum göndermek için giriş yapmış olmalısınız.

Araç çubuğuna atla