Eğitim için arşive gözatıyorsunuz.

admin3 tarafından

Colorful Oyunu Renkli Geometri

29 Nisan 2018 Çocuklar İçin Eğitim Setleri, Eğitim, Faydalı Oyuncaklar, Genel, Üstün Yetenekli Öğrencilerin Eğitimi, Üstün Zekalı Çocukların Eğitimi içinde

Bu yazımda size yeni keşfettiğimiz ve oynarken çok keyif aldığımız Colorful oyununu tanıtmak istiyorum. Oyun üstünde geometrik şekiller olan 18 adet saydam levha, 1 adet platform ve bu saydam levhalar üst üste getirilerek oluşturulan 100 adet şeklin yer aldığı bir kitapçıktan oluşuyor.

Colorful renkli geometri oyunu

Colorful renkli geometri oyunu

Oyun;

Starter

Junior

Expert

Ve master olmak üzere 4 seviyeden oluşmuş.

Çocukların soyut düşünme yeteneği ve geometrik zekası için çok faydalı bir uygulama.

İyi eğlenceler.

admin3 tarafından

Okul Öncesi Sayılar ve Toplama İşlemi Öğretimi

28 Aralık 2017 Çocuk Gelişimi, Eğitim, Genel, Üstün Yetenekli Öğrencilerin Eğitimi, Üstün Zekalı Çocukların Eğitimi içinde

Üstün zekalı çocuklarda sayıların ve toplama işleminin öğretimi

Üstün zekalı çocuklarda sayıların ve toplama işleminin öğretimi

Çocuklara sayıların öğretimi ve toplama işlemi.

Çocuklara saymayı öğretirken sağ elin en küçük parmağı ile başlayıp sol elin en küçük parmağı ile bitirmek lazım.  Rakamları öğretirken ise https://youtu.be/IzGgBQrucic bu videoyu kullanabilir ya da bu videodaki gibi rakamların üstüne onların değerini belli edecek göz vesaire cizebilirsiniz. Yukarıdaki videonun uygulaması da var. Telefona veya tablete indirip oynamasını sağlayabilirsiniz.  Uygulama linki :

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.originatorkids.EndlessNumbers

Toplama işlemini öğretirken ise kesinlikle parmak sayma çöp sayma gibi yöntemler kullanmayınız.  Sayma işlemini akıllarından yapmalarını sağlayınız. İlk başlarda biraz zor olur ama sonucu muhteşem olur.

admin3 tarafından

İnsan Kaynağı İsrafına Çözüm Önerisi

18 Kasım 2017 Eğitim içinde

1.) 8 yıl boyunca resim dersi gördük ne bu alanda bir dahinin ismini öğrendik. Ne resmin gelişimi hakkında fikir sahibi olduk. Ne resim yapabiliyoruz. Her yıl 40 hafta 8 yıl boyunca 320 ders saati yapıyor.

2.) 8 yıl boyunca müzik dersi gördük. Ne ezbere bir şarkı bilirim. Ne bir müzik aleti çalabilirim ne de beethoven mozart vs hakkında herhangi bir bilgimiz var. 320 ders saati.

3.) 15 yıl ingilizce eğitimi alıp üniversite bitiriyoruz. 15x40x2=1200 ders saati yapıyor. Her ders 5 kelime ezberletebilsen 6000 kelime yapar. İngilizce konuşamıyor okuyup yazamıyoruz.

4.) 11 yıl coğrafya görürüz ne dünyadan haberimiz var ne uzaydan.

5.) 15 yıl tarih görürüz ne dünya tarihi hakkında bilgimiz var ne de kendi tarihimize sebep sonuç ilişkisi içinde bakabiliyoruz.

Hasılı velkelam ne matematik fizik kimya biyoloji öğretip bilimadami mühendis yetistirebiliyoruz ne insanın hayatını guzellestirecek yetenek ve genel kültür edindirebiliyoruz ne de bunları değiştirmek için bir irade sergileyebiliyoruz.

Çözüm: pratik zekaya sahip olanlar için branşlaşmış eğitim. Kuramsal zekaya sahip olanlar için derinlemesine sınav kaygısından uzak sosyal ugraslarla desteklenmis akademik eğitim.

admin3 tarafından

When Corrections Fail: the Persistence of Political Misperceptions – Tashihlerin başarısız olduğu zaman: Politik yanlış algılamalardaki süreklilik

26 Haziran 2014 Doğru Bilinen Yanlışlar, Film Yorumları, Hayata Dair Önemli Bilgiler, Hayata Dair Önemli Bilgiler Tecrübeler, Kişisel Gelişim içinde

social-mediaAraştırma, yanlış bilgilendirilmiş insanların özellikle de siyasi partizanların, gerçek bilgilerle yüzleştiklerinde bile fikirlerinde bir değişiklik olmadığını ortaya koyuyor. Aksine gerçeklerle karşılaştıklarında fikirlerindeki fanatiklikleri artıyor.

Araştırmayı Michigan Üniversitesinden Brendan Nyhan Yapıyor.

Yazının tamamı için http://amerikabulteni.com/2013/10/22/sosyal-medya-yalanlarina-nicin-inaniyoruz/

Önceleri kralalrın sihirbazları, bilginleri, şeyhülislamları din adamları vardı. Şimdi ise kitle iletişim araçları, psikolojik harp merkezleri, algı yönetimi teknikleri var. Mantık aynı değişen sadece yöntemler. Deccal dediğimiz mesele de budur belki. O ekrana bir kere baktıktan sonra artık bir daha peşinden ayrılamamanız kendi düşüncelerinizin tamamen yok olması ve hayal dünyanızın ürünlerinin bile güdülendiğiniz amaç uğruna oluşumu.

 

 

admin 2 tarafından

Erik Erikson İnsanın Sekiz Evresel Kuramı

17 Temmuz 2013 Çocuk Gelişimi, Eğitim içinde

Erik Erikson(1902-1994 ), ego psikolojisinin en önde gelen kişileri arasında yer almaktadır.Erikson,Freud’un psikoseksüel gelişim olarak
tanımladığı ve cinsel gelişmeyi temel alarak hazırladığı gelişimi,psikososyal kuram adı altında yeniden incelemiş,bu gelişimi “İNSANIN 8 EVRESİ”
adı altında 8 evre halinde ele almıştır.Her evrede benliğin karşılaştığı bir olumlu benlik,bir de bunun karşıtını belirtmiştir.Temel güven ve bunun
karşıtı olan temel güvensizlik gibi.

Aşağıda Erikson’un bu kuramı özetlenmiştir.

1.GÜVEN YADA GÜVENSİZLİK(0-1 YAŞ)Bu dönem,Freud’un oral döneminin karşılığıdır.Çocuğun bu dönemde ilişki kurduğu en önemli kişi anne veya anne
yerine geçen kişidir.Anne-çocuk ilişkisinde süreklilik,tutarlılık ve aynılık sağlanabilirse;çocuk,annesinin kendisini hep seveceğinden,isteyeceğinden
ve terk etmeyeceğinden emin olma duygusu geliştirebilirse,çocukta temel güven duygusunun çekirdeği oluşur.Bebekteki sosyal güvenin ilk belirtisi,bebeğin
beslenmesinin rahat ve tabii hale gelmesi,uykusunun derinleşmesi,bağırsaklarının rahatlamasıdır.

Bu dönemin tehlikesi,temel güven duygusunun sağlıksız gelişmesidir

Erikson’a göre,en sağlıklı şekilde yetişmiş çocuklarda bile geçmişte bir zamanlar ana kucağında yaşanmış güzel bir cenneti yitirmiş olma duygusu
ile bu cennete karşı bir özlem kalıntısı vardır.Bu cenneti yeniden bulma gereksinimi,Tanrıya inançta simgelenmiştir.Din, Erikson’a göre,insanda temel
g
üveni sağlar.

2. ÖZERKLİK(OTONOMİ) YADA UTANÇ VE KARARSIZLIK(2-3 YAŞ).Bu dönem,Freud’un anal döneminin karşılığıdır.Çocukta bu evrede birbirine karşıt eş-anlı
iki eğilim arasında bir seçim yapabilme yetisi gelişmektedir.Örneğin;çocuk önce annesine sarılır,sonra onu iter.Eline geçirebildiği şeyleri yakalar,
sonra atar.Kakasını inatla tutabilir yada bunları öfkeyle fırlatırcasına bırakabilir.Bu,yeni bir durumdur.Yapma yada yapmama,isteme yada istememe gibi.
İşte özerklik duygusu birbirine zıt istek ve eğilimler arasında bir seçim yapabilme gücüdür.Çocuk içinde bulunduğu toplumun beklentilerine göre bazı
şeyleri yapmayı örn;kakasını,çişini uygun zaman ve yerde bırakmak üzere tutabilmeyi öğrenirken,ağır utandırmalar ve cezalarla karşılaşırsa,utanç ve
seçim yapabilme ve irade yetilerinin gelişimi kösteklenebilir.

Bu dönemin tehlikesi,utanç ve kuşkuculuk duygularının aşırı gelişmesidir.

3. GİRİŞİM YADA SUÇLULUK(3-5 YAŞ).Bu dönem,Freud’un fallik döneminin karşılığıdır.İlk iki dönemde çocukta güven ve özerklik duygularının temeli
atılmıştı.Bu dönemde ise,çevreyi keşfetme ve ona egemen olma amacıyla girişim duygusunun temelleri atılmaktadır.Çevrenin tutumu çok önemlidir.
Çevre tutumları hep baskılı,engelleyici,suçlayıcı olduğu sürece çocukta merak etme,yarışmadan hoşlanma,amaçta ısrar etme,başarmaktan zevk alma duyguları
sağlıklı gelişemez.Gene bu dönemde çocuğun motor gelişmesi hızla olgunlaşırken,cinsel organlara yönelik ilgileri de artmıştır.Bu merak onu mastürbasyona,
çocuklar arası cinsel oyunlara,büyüklerin cinsel yaşantısına aşırı ilgiye götürebilir.Bu dönemde aşırı korkutma,suçlandırma,ceza çocuğun ileriki yaşamında
cinsel sorunlar yaşamasına yol açabilir.

Bu dönem,analitik kuramda Oedipus Kompleksi olarak bilinen dönemdir.

Bu dönemde çocuk,ana yada baba ile özdeşim yaparak çocuk benliğini geliştirir,üst benlik oluşmaya başlar.

Bu dönemin tehlikesi,aşırı suçluluk duygusunun gelişmesidir.

4. BECERİ YADA AŞAĞILIK DUYGUSU(6-11 YAŞ).Bu dönem,Freud’un gizil(latent) döneminin karşılığıdır.Çocuk,bu dönemde tek başına bir şeyler yapamayacağını
sezerek başkaları ile işbirliği kurmaktan ve birlikte çalışmaktan haz almaya başlamıştır.Bu yaş grubunun dünyasına artık araç gereçler girmeye başlar,
(çekiçle çivi çakmak,oyuncak yada bebekleri kırıp yeniden yapmak vs.).Çocuk,artık ortaya çıkardığı şeylerle başkaları tarafından tanınmak ister.Başarılarından
gurur ve zevk alma duygusu gelişmiştir.

Bu dönemin tehlikesi,çocukta aşağılık duygusu ve yetersizliğin gelişmesidir.

5. EGO KİMLİĞİ YADA ROL KARMAŞASI(11-20 YAŞADOLESAN DÖNEMİ.Bu dönem,çocukluk ve yetişkinlik arasında bir geçiş dönemidir.Kişinin toplumsal yerini,mesleksel
konumunu ve cinsel kimliğini tanımaya,yerine oturtmaya çalıştığı bir dönemdir.İşte bu çabaya kimlik bunalımı denir.Kimlik bunalımı ile kimlik karmaşasını
birbirinden ayırt etmek gerekir.Kimlik bunalımı her gencin kendi kimlik duygusunu kazanabilmesi için bilinçli yada bilinçdışı olarak verdiği bir savaşımdır
ve doğal bir süreçtir.Kimlik karmaşası ise,bu bunalımın ağırlaşması;geçici de olsa uyumun oldukça ağır biçimde bozulmasıdır.Kimlik karmaşası,ruhsal çökkünlük,
aşırı taşkınlık,antisosyal davranışlar vs.ile ortaya çıkabilir.Danışma ve tedavi olumlu sonuçlar verebilir.Kimilerindeyse bu durum,yıllarca sürebilir.

6. YAKIN İLİŞKİLER YADA SOYUTLANMA(GENÇ YETİŞKİNLİK DÖNEMİ).Bir önceki dönemde kimlik duygusunu yerleştiren genç,bu dönemde kendi kimliğini bir başkası
yada başkalarının kimliği ile birleştirebilmeye hazırdır.Bu yakın ilişkiler kurma evresidir.Burada yakınlaşmadan,bireyin somut birleşmelere,eşleşmelere kendini
bırakabilmesi,özveri yada ödünlerde bulunabilmesi anlaşılmalıdır.Kimlik bocalamasından henüz çıkamamış kişiler için bu dönemin tehlikesi yalnızlık duygusudur.

7. ÜRETKENLİK YADA KISIRLIK (YETİŞKİNLİK DÖNEMİ).Bu dönemde üreticilik deyince yeni bir kuşağı oluşturmak ve ona rehberlik etmek anlaşılır.Benliğin en önemli
işlevi üretme,yaratma ve üretilen,yaratılan şeylere sevgi ile bağlanmadır,(çocuklar,sanat,bilim alanındaki yapıtlar vs.).

Bu dönemin tehlikesi,kısırlık,verimsizlik,durağanlık ve benliğin yoksullaşmasıdır.

8. EGO BÜTÜNLEŞİMİ YADA UMUTSUZLUK.Benlik bütünlüğü,olumlu olumsuz,acı tatlı yönleri ile bir bütün yaşamın olduğu gibi kabullenişidir,geleceğin korku ve endişe
ile karşılanmamasıdır.kişi,sonucu belli olan gelecekten yani ölümden korkmaz.Benlik bütünlüğü duygusundan yoksun olan kişi,yaşamını yeni baştan yaşama özlemi
duyar ve ölümden korkar.Eğer daha önceki evreler sağlıklı yaşanmışsa,kişi yaşlılığı ve ölümü de yaşamın doğal bir parçası olarak görür ve huzurludur.

Bu dönemin tehlikesi,umut yitimi ve ölüm korkusudur.

Erikson’ a göre,her gelişen dönem kendisinden sonra gelen döneme bir zemin hazırlar ve daha sonra gelen dönem önceki dönemlerden etkilenir.Yani daha önceki
dönemler sağlıklı gelişmiş yada gelişmemişse,bundan sonraki dönemlerin gelişimi de bundan büyük ölçüde etkilenecektir.

Figen Nas Sağlam

Psikolog

Kaynak: http://www.kendinigelistir.com/forum/kisisel-gelisim-yazilari/erik-erikson8217un-insanin-sekiz-evresi-kurami/

 

Araç çubuğuna atla